Alerji kliniklerine başvuru nedenlerinden birisi de ilaç alerjileridir. Çeşitli nedenlerle kullanılan ilaç tedavileri belli bir oranda aIleljik reaksiyonlara neden olmaktadır. Bunların önemlileri burada incelenecektir.
PENİSİLİN VE ANTİBİOTİK ALLERJİLERİ
Günümüzde tüm dünya üzerinde en sık kullanılan antibiotik hala penisilindir. Bunun da sebebi, penisilinin geniÅŸ bir etki alanına sahip olması, düşük toksititesi ve ucuz olması. kolay bulunabilmesidir. Batı ülkelerinde. 4 yaşına kadar olan çocuklar için yazılan reçetelerin dörtte üçünde. 5-9 yaÅŸ arası çocuk reçetelerinin yarısında ve 10-14 yaÅŸ arası çocukların reçetelerinin de dörtte birinde bu ilaç bulunur. EriÅŸkinlerde de romatizmal ateÅŸ, romatizmal kalp hastalığı, zatürre, menenjit ve görülme sıklığı her geçen gün yeniden giderek artan frenginin tedavisinde hala ilk seçilecek ilaç olarak yerini korumaktadır. ÇeÅŸitli ülkelerden bildirilen araÅŸtırmalar, penisilin kullananların ortalama %2′sinde çeÅŸitli alerjik sayılabilecek reaksiyonlara rastlanıldığını göstermektedir. Bu alerjik reaksiyonların önemli bir kısmı sadece deriyi tutmakta ve hayatı tehdit etmemektedir. Hayatı tehdit edebilecek boyuttaki alerjik reaksiyonların görülme sıklığı ise 1000′de 4 civarında olup epeyce küçük bir oran oluÅŸturmaktadır.
Penisiline baÄŸlı alerjik ÅŸok sonucu ölüm ise 100.000′de 1-2 arası bir oranda görülür. Bu tip tehlikeli re aksiyonların çoÄŸu, ilacın injeksiyon ya da damardan verilmesi esnasında görülmektedir. Ağızdan tablet olarak kullanılan penisiline karşı oluÅŸan alerjik ÅŸok sonucu ABD’de 1983′e kadar sadece 6 ölüm bildirilmiÅŸtir.
Daha önceden çeÅŸitli nedenlerle penisilin kullanıp hiçbir alerjik reaksiyon görülmeyen kiÅŸilerle, bu ilacı ilk defa kullananlarda alerjik bir reaksiyon görülme ÅŸansı aÅŸağı yukarı eÅŸittir. Ancak daha önce penisiline karşı alerjik bir reaksiyon geçirmiÅŸ olan bir kiÅŸinin daha soma yine penisilinle reaksiyon geçirme riski, daha önce penisilin tedavisini sorunsuz tolere etmiÅŸ bir kiÅŸiye göre daha fazladır. 1973′de ABD ‘den bildirilen bir araÅŸtırmada. daha önceden penisiline karşı alerji öyküsü bulunanlarda, ilacın yeniden verilmesinde herhangi tip bir alerjik reaksiyonun görülme oranı % 12.8′dir. Bazı araÅŸtırmacılar, penisiline alerjik kiÅŸilere yeniden bu ilaç verildiÄŸinde ortaya çıkan reaksiyonların ancak %510′unun ağır düzeyde olacağını, ölümün ise 1000′de 2-5 oranında görülebileceÄŸini bildirmektedir. ABD’de yılda ortalama 500 civarında kiÅŸi penisiline baÄŸlı alerjik reaksiyondan kaybedilmekte ve bu kiÅŸilerin dörtte üçünün daha önceden penisiline ait bir alerjik öyküsü bulunmamaktadır. 1964-1983 arasında İngiltere’de bu ilacın alerjisi sonucu sadece 22 kiÅŸi kaybedilmiÅŸtir. Tekrar etmek gerekirse bu kiÅŸilerin büyük çoÄŸunluÄŸu ilacın injeksiyon olarak yapılması sonucu kaybedilmiÅŸtir.
Anamaksi denilen hayatı tehdit edici alerjik reaksiyon hemen her yaşta görülmesine rağmen, en sık 20 ile 49 yaş arasındadır. 12 yaşın altında çok seyrektir.
Alerji her ırktan kiÅŸilerde ve her iki cinste eÅŸit olarak görülür. Astma. egzama. alerjik nezle ve diÄŸer ilaçlara alerjisi olma gibi durumlar, penisiline alerji için özel bir risk teÅŸkil etmezler. Penisilin’in elde edildiÄŸi Penicillium cinsi mantarlara karşı alerjik olmak da ekstra bir risk taşımaz (bu cins küf mantarları toprakta. kuru ekmekte, çürümüş turunçgiller ve elma üzerinde dahi bulunabilir).
ALLERJİ NASIL OLUŞMAKTADIR
Penisilin 300 dalton ağırlığında, düşük moleküler agırlık1ı bir ajan olup. ancak vücut proteinlerine bağlanmak suretiyle immün yanıta neden olur. Vücuttaki yıkım ürünleri kabaca iki ana gruba ayrılarak incelenir:
A) Penisilin’in yaklaşık %95′i benzylpenicilloyl haptenik grubunu oluÅŸturur (BPO). Genellikle bu gruba karşı vücut IgE ve IgG tipinde antikor üretir. Bu gruba Major Determinant denmektedir.
B) Penisilin’in kalan %5′lik kısmı da kristalin penisilin, sodyum penicilloate ve sodyum alfa-benzylpenicilloylamine oluÅŸturur. Bu gruba karşı IgG tipi deÄŸil özellikle IgE tipi antikorlar oluÅŸur ve ciddi tip alerjik reaksiyonlardan sorumlu olan grup budur. Bu gruba minör determinantlar da denmektedir. HASTALARIN TESTLERLE DEÄžERLENDİRİLMESİ
Bu testler daha önceden penisilin alerjisi şüphesi olan kiÅŸilere mutlaka uygulanmalıdır. Uygulanan bu testlerle, hayati tehlike yaratan alerjik reaksiyonlar hakkında bir fikir alınabilmesine karşın; deri reaksiyonları, hemolitik anemi ve serum hastalığı gibi durumlar hakkında bilgi alınamaz. Peri testleri mümkünse mutlaka penisilinin major ve minör determinantlarına karşı ayrı ayrı yapılmalıdır. Ancak bu maddeleri ülkemizde her zaman bulmak mümkün olmamaktadır. Özellikle minör determinantlara karşı alınan pozitif bir deri yanıtı, hastanın anafilaksi için ciddi bir risk taşıdığının göstergesidir. Her iki determinanta karşı alınan negatif yanıt ise aleljik reaksiyon ÅŸansının %1 ‘den düşük olduÄŸunun ifadesidir.
PENİSİLİNE KARŞI DESENSİTİZASYON (DUYARSIZLAŞTIRMA)
Penisiline karşı alerjisi kesin olarak bilinen ancak bir infeksiyon hastalığı nedeniyle bu ilacın mutlaka kullanılması gereken durumlarda uygulanır. İlacı küçük dozlarda, belirli zaman aralıkları ile gittikçe artan bir şekilde hastaya ,verip, onu bu ilaca karşı duyarsızlaştırmak esas amaçtır. Bu işlem mutlaka bir alerji uzmanının gözetiminde ve mümkünse hastaya gerektiğinde her türlü müdahalenin yapılabileceği bir ortamda uygulanmalıdır. Desensitizasyon sonucunda, hasta o zaman dilimi için bu ilaca karşı duyarsızlaşabilir ama daha ileriki bir zamanda gene penisiline alerjik olma şansı vardır. Bu işlem esnasında penisilin ağızdan veya damar yolu ile verilebilir. Desensitizasyon esnasında da çeşitli alerjik reaksiyonların görülme şansı vardır.
ÖNERİLER
Hastanelere başvuranların aşağı yukarı onda biri penisiline karşı alerjisi olduğunu söylemektedir. Görüldüğü üzere penisiline gerçekten alerjik olmak bu sıklıkta değildir. Penisilinin gerçekten değerli ve ucuz bir tedavi imkanı yarattığı düşünülürse. bu kişilerin bu yönden mutlaka ayrıntılı incelenme zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu kişilerin hepsini penisilin alerjik olarak kabul edip hemen alternatif ilaçlara yönelmek, tedavi giderlerinin gereksiz olarak kabarmasına neden olmaktadır. Penisilin tedavisi esnasında kaşıntısız deri döküntüleri görülebilir, bu tehlikeli bir durum işareti olmayıp tedaviye devam edilebilir. Ancak deri döküntülerine kaşıntı, ürtiker ve diğer önemli boyutta alerjik bulgular eşlik ederse, tedavi kesilmelidir.
Penisiline alerji öyküsü olan ve deri testi pozitif bulunan bir kişi, tüm beta laktam halkası taşıyan antibiotiklere karşı da duyarlı demektir. Örneğin bu durumda sefalosporin grubu bir antibiotik ile de alerjik reaksiyon olma şansı % 15 civarındadır. Daha düşük olmakla birlikte İmipenem için de bu şans vardır. Bu nedenle riskli kişiler. farklı yapıda antibiyotik kullanmalıdır. Doktorunuza bu duyarlılığınızı hatırlatmanız yeterli olacaktır.
Yapılan araştırmalar romantizmal kalp hastalığının koruyucu tedavi kısmında kullanılan penisilin ile de çok seyrek alerjik reaksiyon görüldüğünü göstermiştir. Yakın zamanda yayınlanan bir araştırmada. 1970 penisilinle koruyucu tedavi alan romantizmal kalp hastası incelenmiş ve bu kişiler alerjik reaksiyon yönünden takip edilmiştir. Bu kişilere araştırma süresinde 32.430 penisilin injeksiyonu yapılmış ve sadece 4 injeksiyon esnasında ciddi alerjik reaksiyon oluşmuştur. Bu dört kişiden üçünün alerjik reaksiyonu kolayca atlatabilmesine karşın ağır derecede kalp hastası olan dördüncü kaybedilmiştir. Yani burada da olayı ağırlaştıran esas faktör. kişinin ağır bir kalp hastası olmasıdır. Deri testi pozitif olan ve önceden bilinen penisilin alerjisi bulunan romatizmal kalp hastalarına sulphadiazine önerilebilir.
Bu bilgileri internete kazandıran Prof. Dr. A. Fuat Kalyoncu ya teşekkürler