Epidural analjezi veya anestezi ile normal doğum halk arasında olarak da bilinmektedir. Ayrıca normal doğumun yanında sezaryen doğumlarında büyük bir bölümü artık altında gerçekleşmektedir. Ancak hala epidural analjezi ile ilgili yanlış kaygılarla sıklıkla karşılaşıyoruz.

Epidural analjezi omurilikte epidural aralığa lokal anestetik bir ilacın verilmesi ile ağrının önlenmesidir. Epidural aralığa girildikten sonra sadece bir enjeksiyon veya sürekli gidecek şekilde anestetik madde verilebilir. İşlem genellikle bel, nadirende kuyruk sokumu bölgesine yapılır. Sezaryende normal doğumdan farklı olarak anestetik madde daha geniş bir bölgeyi içerecek şekilde verilir.

Anestezinin yayılım alanı kateterin yerleştirildiği yer, verilen ilaç dozu, konsantrasyonu ve hacmine bağlı olarak değişiklik gösterir. Ayrıca bel bölgesinin anatomik yapısına bağlı olarak da anestezinin başarısı değişiklik gösterebilir. O bölgede yapışıklığı olan hastalarda anestezi başarılı olmayabilir.

Epidural Anestezi Tekniği;

1. Epidural anestezi tekniğini burada anlatmayacağım, ancak anesteziden önce hastaya 500-1000 cc sıvı verilmesi hastanın tansiyonunun düşmesinin engellenmesi ve bebeğin strese girme olasılığının azaltılması açısından önemlidir.

2. Hasta oturma veya yan yatar pozisyonda olmalıdır.

3. Annenin tansiyonu ve nabzı, bebeğin kalp atımları sürekli kontrol edilmelidir.

4. Öncellikle ilacın test dozu yapılmalıdır.

5. Analjezi derinliği ve motor blok düzeyi her saat kontrol edilmelidir.

Epidural Anestezinin Komplikasyonları

1. Total spinal blokaj: Omuriliğin çevresini saran dura adı verilen tabakanın delinmesi ve ilacın yanlışlıkla subaraknoid aralığa verilmesi total spinal anestezi ve yaşamsal tehlikeye yol açabilir. Bu komplikasyon son derece nadirdir.

2. Analjezinin yetersiz olması: Epidural analjezide sık gördüğümüz risklerden birisi verilen anestezinin yeterrli etkinliğe ulaşmamasıdır. Epidural anestezinin iyi yapıldığı yerlerde hastaların %90’nında ağrı yeterli düzeyde önlenebilmektedir. İlk doğum, hastanın kilolu olması ve rahimde yeterli bir açıklık yok iken erken dönemde anestezi yapılması hastanın daha sonra ağrıları hissetmesine neden olan risk faktörleridir. Epidural anestezi ile normal doğum yapan hastalarda epizyo veya oluşan yırtıkların dikilmesi sırasında o bölge tam olarak uyuşmadığı için lokal anestezi verilmesi gerekebilir.

3. Hipotansiyon: Epidural anestezinin en sık görülen komplikasyonlarından birisi annede tansiyonun düşmesidir. Tansiyon düşmesi kalbin pompaladığı kan hacminin azalmasına ve sonrasında bebeğe giden kan hacminin azalmasına ve bebekte sıkıntıya neden olabilir. İşlemden önce anneye 500-1000 sıvı verilmesi bu riski azaltmasına karşın yine de en sık görülen risklerden birisi tansiyon düşüklüğüdür.

4. Santral sinir sisteminin uyarılması: Nadiren santral sinir uyarılması sonucunda havale nöbetine neden olabilir.

5. Ateş: Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte hastaların %10-15’inde ateş görülebilir.

6. Bel ağrısı: Epidural anestezi sonrası kısa süreli bel ağrıları görülmekle birlikte uzun süren ağrı ile ilişkisi bulunamamıştır.

7. Hastaların en çok korktukları kalıcı felç gibi komplikasyonlar yok denecek kadar nadir görülmektedir Doğuma Etkisi Epidural analjezi yapılan hastalarda sunni sancı gereksinimi artmakta ve tam açıklık olduktan sonra doğuma kadar olan süre uzamaktadır. Bunun nedeni hastanın kasılmaları ve bebeğin başının yaptığı baskıyı tam olarak hissedememesi nedeniyle yeterli olarak bebeği itmemesidir. Bu nedenle forseps ve vakuum kullanma gereksinimi de artmaktadır. Ancak bebeğin sağlığı üzerinde negatif bir etkisi gözlenmemiştir. İlk çalışmalarda epidural anestezi uygulanan hastalarda sezaryen doğum oranında bir artış görülmesine karşın, daha sonra yapılan birçok çalışmada sezaryen oranında bir artış gözlenmemiştir.

Anestezinin Zamanlaması: Genellikle 4-5 cm’lik açıklıktan sonra anestezi uygulanması gibi bir görüş olmasına karşın, hastanın kontraksiyonları yeterli ise çok daha erken yapılabilir. Güvenilirlik: Yapılan çalışmalarda epidural anesteziye bağlı ölümcül komplikasyonların son derece nadir olduğu gösterilmiştir. Örneğin İngiltere’de 1997-1999 yılları arasında sadece bir anne ölüm vakası bildirilmiştir.

Uygulanamayan Durumlar

1. Annede kanama-pıhtılaşma bozuklukları

2. İlacın yapılacağı bölgede enfeksiyon olması

3. Nörolojik hastalık

4. Kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaç (heparin gibi) ilaçları kullananlarda işlemden 12 saat önce ilaçlar kesilmeli ve kateter çıkarıldıktan en az 2 saat sonra tekrar takılmalıdır.

Epidural Opiade Analjezi Epidural aralığa opiat adını verdiğimiz uyuşturucu ilaçların verilmesi sıklıkla kullanılmaktadır. Ancak opiatlar genellikle tek başına yeterli ağrı kesici etkiyi göstermediği için beraberinde lokal anestetiklerin de verilmesi gerekir. En önemli avantajı ağrı kesici etkinin hızlı başlamasıdır.

Yan etkileri ise kaşıntı, idrar yapamama ve nadiren solunum güçlüğü ve solunumun baskılanmasıdır. Kombine Spinal-Epidural Anestezi: Epidural anestezide işlemden 20-30 dak sonra ağrı kesici etki başlamaktadır. Ancak spinal-epidural kombine anetezide ağrı kesici etki çok hızlı ve etkin olarak başlamaktadır. Bu nedenle özellikle sezaryende terc ih edilmektedir. İşlemin riskleri sadece epidural anestezi uygulamasından farklı değildir. En sık görülen yan etki bebek kalp hızındaki düşmedir, ancak bu genellikle önemli bir soruna yolaçmadan kolaylıkla kontrol edilebilmektedir.

Doç.Dr.Ramazan MERCAN
www. jineart.com